TÜRK-İŞ’in,
çalışanların geçim koşullarını yansıtan ve (1987’den bu yana her ay) düzenli
olarak yapılan ancak Ocak 2022 tarihinden itibaren beslenme kalıbı içindeki
besin türlerinin ağırlığı bilimsel görüş doğrultusunda yenilenen bağımsız
araştırmasına göre Haziran, 2023 (sonu) itibariyle;
·
Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve
yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması:
Açlık
Sınırı
: 10.373,28
TL
· Dört
kişilik bir ailenin yapması gereken gıda harcamasıyla birlikte giyim, konut,
ulaşım, eğitim, sağlık v.b. gibi insan onurunun gerektirdiği aylık zorunlu ihtiyaçları
karşılayabilmesi için yapması gereken harcama (ücret düzeyi değildir):
Yoksulluk
Sınırı
: 33.788,80 TL (Haziran 2022’ye
göre %62,30
artmıştır)
· Bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyeti : 13.471,30 TL
· Aylık
net asgari ücret (2023 ikinci yarı) : 11.402
TL
Hesaplanan tutarlar ücret düzeyi olmayıp dört kişilik bir ailenin insan
onuruna yaraşır bir hayat sürebilmeleri için haneye girmesi gereken toplam
gelir miktarıdır. Her ayın son haftasında, TUİK
istatistiklerinden yaklaşık 1 hafta önce açıklanan sonuçlar, tüketici
fiyatlarındaki artış eğilimini yansıtan “öncü gösterge” niteliğini
taşımaktadır. Sonuçta hesaplanan açlık ve yoksulluk sınırları ile ailelerin
elde ettikleri gelir arasındaki fark geçim zorluğunun boyutlarını
göstermektedir. Çalışan sayısının sınırlı olduğu ailelerde kişi başı
yapılması gereken harcama tutarı yetersiz kalmaktadır.
Görüleceği üzere kendi geçimini sağlamak durumunda
bulunan bekâr bir işçinin aylık geçim maliyeti ile Temmuz 2023
itibariyle geçerli olan yeni asgari ücret arasındaki fark (–) 2.069
TL’dir. Kayıtlı istihdamım yaklaşık yarısından fazlası asgari ücretle
çalışmakta ve milyonlarca emekli bu düzeyin altında ücret almaktadır.
Asgari ücret temel gelir niteliğinde değildir. Ücretlilerin
çoğunun Uluslararası Çalışma Örgütünün(ILO) “insan onuruna yaraşır iş” olarak
nitelendirdiği bir işle yaşamlarını sürdürme olanağı olmadığı görülüyor.
“İnsana yakışır” yaşam şartları sağlamak sosyal
politikaların önceliğidir.
2023 yılı için 2 kez belirlenen asgari ücret mevcut
fiyat artışları karşısında insanca yaşamı olanaklı kılacak bir seviyede
görünmemektedir. Zorunlu ihtiyaçlar için geçen yıla göre yapılması gereken ek
harcama tutarı kadar hane halkı gelirinde artış sağlanamadığı durumda aradaki
fark daha fazla yoksullaşmaktır.
Araştırmaya göre, günümüzün temel sorunu geçim
sıkıntısı olmaya devam etmektedir.
Özellikle gıda başta olmak üzere enflasyon nedeniyle satın alma gücü
erimektedir.
Dar ve sabit gelirlileri en fazla etkileyen gıda
fiyatlarındaki hızlı yükseliştir. TÜİK’in 2022 yılı için açıklanan “Hane Halkı
Tüketim Harcaması” verilerine göre ortalama olarak hane halkı gelirinin %22,8’i
gıda maddeleri tüketimine ayrılırken, en düşük %20’lik gelir diliminde
olanların gıda maddelerine ayırmak zorunda kaldıkları payın %35,8 olduğu
belirtilmektedir.
Tarımsal girdi maliyetlerindeki artışın seyri yavaşlamış
olsa da gıda maddeleri fiyatlarındaki yıllık artış oranı %60’ın üzerinde
kalmıştır.
Araştırmada satın alma gücü ve bireysel tüketim
değerleri üzerinden AB ortalaması ile Türkiye arasında yapılmaktadır. Satın
alma gücü paritesi (değer eşitliği) açısından bakılırsa ülkemizde yaşayanlar AB
ortalamasına (100) göre 31 birim daha düşük satın alma gücüne sahipler. Kişi başı fiili bireysel tüketim endeksine
göre ise, uzun süren yüksek enflasyon nedeniyle öne çekilmiş talep etkisine
rağmen, AB ortalamasına (100) göre 80 seviyesindeyiz.
Raporda TÜRK-İŞ’ in doğrudan piyasadan, market ve
semt pazarları sürekli dolaşılarak tespit ettiği ve yoksul kesimlerin
harcamalarında ağırlık yer tutan gıda harcamalarında
(Ankara);
· Bir
önceki aya göre değişim oranı
% 0,10
· Bir
önceki yılın Aralık ayına göre değişim oranı % 27,58
· Son
12 ay itibariyle değişim oranı
% 62,30
· On
iki aylık ortalamalarla değişim
oranı %108,58
———————————–
*Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre,
Mayıs 2022 – Mayıs 2023 Tüketici Fiyatları Değişim Oranı: % 39,59



