“1 Mayıs Birlik, Mücadele Ve Dayanışma Gününde, toplumda tüm
farkı yaratan, emeğin gerçek sahipleri Tüm işçilere selam olsun!
1977 yılında haklarımız için ölen taksim şehitlerimizi ve
kapitalist sistemin döndürdüğü çarkların arasında kalan, güvencesiz çalışma
koşulları nedeniyle iş cinayetlerinde hayatını kaybeden tüm emekçileri saygı ve
minnetle anıyorum.
Şubat ayında yaşadığımız, hepimizi sarsan deprem felaketinde
hayatını kaybeden tüm yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum.
Değerli işçi kardeşlerim,
1 Mayıs sadece bir kutlama günü değil, taleplerimizi
haykırmak ve mücadelemizi yükseltmemiz gereken bir gündür.
Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz nedeniyle işçi sınıfı
olarak ciddi zorluklarla karşı karşıyayız.
Ücretlerimiz yeterli değil. Yaşam standartlarımız her geçen
gün daha da düşüyor, temel ihtiyaçlarımızı bile karşılamakta zorlanıyoruz.
Asgari ücretin tüm ücretliler içindeki oranı yüzde 70’e
ulaştı.
Emekçilerin yaşamlarını sürdürmesi için yeterli olmayan
asgari ücret ülkemizde normal ücret haline geldi.
İşçilerin aldığı ücret, emeklerinin karşılığını tam olarak
yansıtmalıdır.
Bugün Türkiye’de milyonlarca işçi açlık sınırında yaşıyor.
İşçi sınıfı yoksulluk, işsizlik, güvencesiz çalışma ve düşük ücretler ile karşı
karşıya bırakılıyor.
İşçilere yönelik politikalar siyasilerin popülist
söylemlerinin ötesine geçemiyor.
Toplu sözleşme masalarında siyasiler politik olarak
verdikleri sözlerin arkasında durmuyorlar. Emek sınıfına verilen sözler
tutulmuyor. İnandırıcılıklarını kaybediyorlar.
İşçi haklarını zayıflatan, iş güvenliği riskini arttıran,
ekonomiye zarar veren, sosyal adaleti açık bir şekilde ihlal eden taşeron
sorunu devam ediyor.
Ülkemizde vergi adaleti hala sağlanmış durumda değil. Vergi
adaleti konusunda mücadele etmeliyiz. Vergi sistemi; işçi sınıfına yüklenen
vergi yükünü hafifletmeli ve daha fazla vergi yükümlülüğü olan kesimlerin adil
bir şekilde vergi ödemesini sağlamalıdır.
Hükümet ve işverenler işçi haklarına saygı göstermelidir.
İşçi haklarından, işçilerin sendikalı olma haklarından ödün
verilmesi kabul edilemez.
Bugün güçlü bir sesle haykırıyoruz:
İşçilerin mücadelesi asla bitmeyecek.
Gelin sendikada birlik olalım.
Başta deniz taşımacılığında, gemi yapımında, ardiye ve
antrepoculukta çalışan işçiler olmak üzere, tüm işçileri bir kez daha sendika
çatısı altında örgütlenmeye davet ediyorum.
Bizim haklarımız için mücadele eden işçi öncüleri tarih
boyunca bu mücadeleyi kazandılar. Biz de bugün aynı kararlılıkla ve mücadele
azmiyle yolumuza devam edeceğiz.
Sevgili işçi kardeşlerim,
Hepimiz aynı gemideyiz ve bu gemiyi güvence altına almak
bizim görevimizdir.
Bu gemiyi sallamaya çalışanlara karşı birlikte duracağız.
Hep birlikte güçlüyüz!
Selam olsun ekmek, gül ve hürriyet günlerine!
Türkiye işçi sınıfına selam!
Yaşasın 1 Mayıs!
Yaşasın İşçilerin Mücadelesi!”



