AĞUSTOS 2023 – “AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRI”

TÜRK-İŞ’in, çalışanların geçim koşullarını yansıtan ve (1987’den bu yana her ay) düzenli olarak yapılan ancak Ocak 2022 tarihinden itibaren beslenme kalıbı içindeki besin türlerinin ağırlığı bilimsel görüş doğrultusunda yenilenen bağımsız araştırmasına göre Ağustos, 2023 (sonu) itibariyle;

  • Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması:

 

Açlık Sınırı                     :  12.198.04 TL              

    

  • Dört kişilik bir ailenin yapması gereken gıda harcamasıyla birlikte giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık v.b. gibi insan onurunun gerektirdiği aylık zorunluihtiyaçları karşılayabilmesi için yapması gereken harcama (ücret düzeyi değildir):

 

Yoksulluk Sınırı             :  39.733.03 TL    (Ağustos 2023’ye göre  %77,04

 artmıştır)

 

  • Bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyeti    :  15.813,15 TL
  • Aylık net asgari ücret (2023 ikinci yarı):  11.402 TL

 

Hesaplanan tutarlar ücret düzeyi olmayıp dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır bir hayat sürebilmeleri için haneye girmesi gereken toplam gelir miktarıdır. Her ayın son haftasında, TUİK istatistiklerinden yaklaşık 1 hafta önce açıklanan sonuçlar, tüketici fiyatlarındaki artış eğilimini yansıtan “öncü gösterge” niteliğini taşımaktadır. Sonuçta hesaplanan açlık ve yoksulluk sınırları ile ailelerin elde ettikleri gelir arasındaki fark geçim zorluğunun boyutlarını göstermektedir.  Çalışan sayısının sınırlı olduğu ailelerde kişi başı yapılması gereken harcama tutarı yetersiz kalmaktadır.

Görüleceği üzere kendi geçimini sağlamak durumunda bulunan bekâr bir işçinin aylık geçim maliyeti ile Ağustos 2023 itibariyle geçerli olan yeni asgari ücret arasındaki fark (4.411 TL’dir.  Kayıtlı istihdamım yaklaşık yarısından fazlası asgari ücretle çalışmakta ve milyonlarca emekli bu düzeyin altında ücret almaktadır.    Asgari ücret temel gelir niteliğinde değildir. Ücretlilerin çoğunun Uluslararası Çalışma Örgütünün(ILO) “insan onuruna yaraşır iş” olarak nitelendirdiği bir işle yaşamlarını sürdürme olanağı olmadığı görülüyor.

 

“İnsana yakışır” yaşam şartları sağlamak sosyal politikaların önceliğidir.

2023 yılı için 2 kez belirlenen asgari ücret mevcut fiyat artışları karşısında insanca yaşamı olanaklı kılacak bir seviyede görünmemektedir. Zorunlu ihtiyaçlar için geçen yıla göre yapılması gereken ek harcama tutarı kadar hane halkı gelirinde artış sağlanamadığı durumda aradaki fark daha fazla yoksullaşmaktır.

Araştırmaya göre, günümüzün temel sorunu hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon nedeniyle geçim sıkıntısı olmaya devam etmektedir.  Özellikle gıda başta olmak üzere artan vergiler, akaryakıtta, mesken ve işyeri kiralarındaki enflasyon satın alma gücünü eritmektedir.

Araştırmada Türkiye ekonomisinde genel görünümdeki bozulma ve enflasyonun sonucu artan talebin, büyümenin küçülmeye dönüşmesini ve işsizliğin artmasını engellediği belirtilmiştir. Kamu tasarrufu olmadan genel ekonomik dengeleri sağlamanın mümkün olmadığı belirtilmiştir.  Resmi açıklamalarda enflasyonun 2024 yılı ortasından itibaren düşüşe geçeceği belirtilmiş olsa da faiz politikası sonucu talep kaynaklı enflasyonun bir miktar hız kesebileceği ancak birikmiş maliyetler ve beklentilerdeki bozulma nedeniyle enflasyonun halihazırda yukarı doğru ivme gösterdiği ifade edilmiştir.

Raporda TÜRK-İŞ’ in doğrudan piyasadan, market ve semt pazarları sürekli dolaşılarak tespit ettiği ve yoksul kesimlerin harcamalarında ağırlık yer tutan gıda harcamalarında (Ankara);

  • Bir önceki aya göre değişim oranı                   %  4,63
  • Bir önceki yılın Aralık ayına göre değişim oranı % 50,02
  • Son 12 ay itibariyle değişim oranı                   % 77,04
  • On iki aylık ortalamalarla değişim oranı           %107,89

———————————–

*Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre,

Temmuz 2022 –  Temmuz 2023 Tüketici Fiyatları Değişim Oranı:  % 47,83

özgen uyar
Author: özgen uyar

Paylaşın

Facebook
Twitter
LinkedIn

Diğer haberler

ŞANLIURFA VE KAHRAMANMARAŞ’TA OKULLARIMIZA YAPILAN ALÇAK SALDIRILARI KINIYORUZ

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’tan gelen acı haberler, eğitim camiamızı ve tüm milletimizi yasa boğmuştur. Okullarımızda vuku bulan ve fidanlarımızı, değerli bir öğretmenimizi bizden koparan bu alçak saldırıları en sert biçimde kınıyoruz. Bir toplumun geleceği olan eğitim yuvaları, korkunun ve şiddetin değil; huzurun, güvenin ve aydınlığın kalesi olmak zorundadır. Okul çatısı altında

4 NİSAN 1953 DUMLUPINAR DENİZ ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ

Türk Deniz Kuvvetleri’ne ait Dumlupınar denizaltısı, 4 Nisan 1953’te Çanakkale Boğazı’nda Naboland adlı İsveç gemisiyle çarpışarak batmış; 81 kahraman denizcimiz şehit olmuştur. Bu acı gün, “Deniz Şehitlerini Anma Günü” olarak ilan edilmiştir. Mezarları engin denizler olan Dumlupınar şehitlerimiz başta olmak üzere tüm deniz şehitlerimizi rahmet ve minnet duygularıyla anıyoruz. Author:

Bize Ulaşın