8 Mart’ın kökeni, kadın işçilerin eşitlik ve insanca çalışma koşulları için verdiği tarihsel mücadeleye dayanır. 1857 yılında ABD’nin New York kentinde bir tekstil fabrikasında çalışan yaklaşık 40 bin kadın işçi, daha iyi çalışma koşulları ve insanca yaşam talepleriyle greve başladı. Grev sırasında polisin işçilere saldırısının ardından kadın işçiler fabrikaya kilitlendi. Çıkan yangında 120 kadın işçi hayatını kaybetti. Bu acı olay, kadın emeğinin sömürüsüne karşı verilen mücadelenin sembollerinden biri olarak tarihe geçti.
Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet taleplerinin simgesi olmaya devam ediyor. Kadın emekçiler, çalışma yaşamında karşılaştıkları ayrımcılığa, güvencesizliğe ve eşitsizliğe karşı mücadelelerini sürdürmektedir.
Denizcilik sektörü uzun yıllar erkek egemen bir alan olarak görülse de bugün denizlerde, gemilerde, limanlarda ve denizcilik hizmetlerinin pek çok alanında çalışan denizci kadınlar bu algıyı değiştiriyor. Zorlu çalışma koşullarına, mesleki eşitsizliklere ve görünmez kılınmaya rağmen denizci kadınlar mesleklerini kararlılıkla sürdürmekte, deniz emekçilerinin ortak mücadelesine güç katmaktadır.
Çalışma yaşamında şiddet ve tacize karşı kabul edilen ILO 190 sayılı Sözleşmesi, herkes için güvenli ve onurlu bir çalışma ortamının temel bir hak olduğunu ortaya koymaktadır. Denizcilik sektörü de dahil olmak üzere tüm işkollarında kadınların şiddete, tacize ve ayrımcılığa maruz kalmadığı bir çalışma yaşamının sağlanması için bu sözleşmenin etkin biçimde uygulanması büyük önem taşımaktadır.Ancak, Türkiye henüz bu sözleşmeyi imzalamadı. İşyerlerinde güvenli ve adil bir ortam sağlanması için bu sözleşmenin bir an önce yürürlüğe girmesini talep ediyoruz.
TDS olarak; denizde ve karada çalışan kadın emekçilerin eşit işe eşit ücret, güvenli çalışma koşulları ve ayrımcılıktan uzak bir çalışma yaşamı için verdikleri mücadelenin yanında olmaya devam edeceğiz.
Başta denizci kadınlar olmak üzere emeğiyle hayatı var eden tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü dayanışma ve mücadele duygularıyla selamlıyoruz.



